• İsim:
  • Surname:
  • ŞirketAdı:
  • E-mail::
  •  
  • Yes, I would like to be kept informed about new products, services and surveys of Hikvision and its partners. Hikvision collects and uses your information in accordance with its privacy policy.
  •  
    Onayla
  • İsim:
  • E-mail::
  •  
  • Yes, I would like to be kept informed about new products, services and surveys of Hikvision and its partners. Hikvision collects and uses your information in accordance with its privacy policy.
  •  
    Onayla
  • You have subscribed to Hikvision Newsletter already.

  • OK
  • The mail subscription has been canceled!

  • OK
  • Email or UserName does not exit!

  • OK
  • Email already exists

  • OK
Hikvision, İş Ortaklarıyla Birlikte 28 – 31 Mayıs Tarihleri Arasında Viyana ve Budapeşte Gezisini Gerçekleştirdi
July 08, 2015

 

Zerafetin müzik ve mimari ile dantel gibi bir doku oluşturduğu dünyaca ünlü Viyana’da, şehir merkezinde yer alan, gotik mimarinin önemli örneklerinden görkemli Stephan Katedrali, ünlü Viyana Operası, Hofburg ve Belveder Sarayları, bahçe mimarisinde sanat eseri sayılan yazlık Schonburnn Sarayı Bahçeleri ve ilginç mimarisi ile turistlerin vazgeçilmez uğrak yerlerinden Hunderwasser Binası ilk gün ziyaret edilen yerler oldu.

Aynı günün akşamı, yerden 170 metre yüksekte, eşşiz Tuna Nehri ve Viyana manzarasına sahip Donauturm Restaurant’ta Avusturya yerel müzikleri eşliğinde, ünlü şinitzelin tadına baktık.

İkinci gün kahvaltının ardından, Mayerling – Seegrote - Baden turu için yola çıktık. Viyana’nın yaklaşık 30 km dışına çıktığımız bu turda ilk durağımız Seegrote’tu. Burası bir patlama sonucu suyla dolarak yeraltı gölüne dönüşen bir maden ocağı. Bu maden ocağı II. Dunya Savaşı sırasında Nazilerin gizli savaş uçağı ürettikleri bir yer oluyor. İkinci durağımız bir ortaçağ keşişhanesi olan Heiligenkreuz, ardından Mayerling Faciasi’na konu olan ünlü Mayerling Av Köşkü oldu. Bu av köşkü günümüzde Carmelita rahibelerinin yaşadığı bir manastırdır. Turumuzun son durağı ise küçük ve şirin bir kaplıca şehri Baden oldu. Öğle yemeğimiz sonrası Budapeşte’ye, diğer adları ile “Tuna’nın İncisi” veya  “Tuna’nın Kraliçesi’ne” doğru yola çıktık. Budapeşte’de; 145 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kalan Nazlı Budin’i tanıyacağımız şehir turunda ayakta kalabilen nadir Osmanlı eserlerinden Sokullu Hamamı’nı, Macaristan’ı kuran Macar Beyleri’nin heykellerinin süslediği Kahramanlar Meydanı’nı, Tuna üzerindeki Budapeşte’nin gerdanlıklarından Elizabeth ve Zincirli Köprülerini yakından gezme ve görme imkânına ulaştık. Turumuz Balıkçılar Burcu’nun ziyareti ile sona erdi.

Tur sonu akşam yemeğinde ise iş ortaklarımızla birlikte, Tuna’nın ikiye ayırdığı kentin, her iki yakasındaki güzellikleri görebilmek için çıktığımız tekne turunda Türkçe şehir tanıtımı sayesinde Avrupa’nın incisini daha fazla tanıma imkânı bulduk.

Üçüncü gün, kahvaltıdan sonra tam gün Estergon & Vişegrad & Szetendre turuna çıktık. El işlemesi masa örtüleri, hediyelik eşyaları ile ünlü Sentendre’de alışveriş molası verdik. Tuna’ya hâkim bir tepedeki Vişegrad Kalesi’nin gezilmesinin ardından Tuna kenarında ortamı ve yemek takımları ile ortaçağ Macaristan’ı havasını yaşatan Renaissance Restaurant’ta öğlen yemeği yedik. Buradan, Macaristan’ın ilk başkenti ve halen dini merkezi olan Estergon’a geldik. Kralların taç giydiği, Macaristan’ın en büyük katedralinin bulunduğu, stratejik konumu dolayısı ile Kanuni tarafından fethedilen ve Osmanlı tarihinde önemli yere sahip Estergon Kalesi’ni gezip; kale burçlarından Slovakya’yı seyrettik. Ardından Budapeşte’ye otelimize döndük.

Dördüncü gün, iş ortaklarımızla Budapeşte sokaklarında serbest zamanı değerlendirdik ve buradan dönüş için havaalanına hareket ettik.

Etkinliğimize katılarak bu keyifli gezinin daha güzel olmasını sağlayan tüm iş ortaklarımıza teşekkür eder; bir sonraki etkinliğimize kadar esenlikler dileriz.

 

<  Listeye Dön